Genç Öncüler 173


Tabiatta var olma serüvenimize birkaç adım uzaktan bakarak bizi yani insanı tanımlamaya çalıştığımızda çok net olarak şunu görürüz. Doğan, gelişen, geliştiği ve geliştirdikleri ile (soyut - somut her şeyi) ya inşa eden ya da yok eden, vakti gelince de varlığı son bulan canlılarız. Bu basitleştirilmiş tanımdan yola çıkalım ve biraz düşünelim. Tabiatta bazı şeyler üzerinde seçim yapamıyoruz. Doğmak, gelişmek ve ölmeyi 3 aşama olarak incelersek, doğmaya veya ölmeye karar veremiyoruz. Bu konuda seçim hakkımız yok. Fakat bizi insan yapan ve tabiat serüvenimizi oluşturan gelişmek ise tamamen bizim seçimlerimizle ilgilidir. Doğanın işleyişine ve kendimize olumsuz etki etmek oldukça kolay iken, olumlu bir şeyler yapmak yeterli zaman, emek ve sabır istemektedir. İşte bu noktada seçimlerimiz önem kazanır. Ne yapmak istiyoruz, geleceğe nasıl bir ben göndermek istiyoruz, geleceğe nasıl bir dünya bırakmak istiyoruz? Gelişip üreterek, tabiatla bir denge içinde yaşamak, doğaya ve kendimize karşı bilinçli duyarlı olmak bizim elimizde. Bizler de Genç Öncüler olarak bu ayki dosya konumuz da Üretirken Tükenmek manşetiyle karşınızdayız.
Yazarlarımızdan Fatih Şahiner, Birbirinden Ayrı Düşünülemeyen İkili Tabiat ve İnsan yazısını kaleme aldı. Laedri, Üreten ve Var Olan İnsandan, Tüketen ve Yok Olan İnsana yazısıyla sizlerle. Elif Enfal, Yağmura Merhaba Diyen Peygamber dedi. Ayşe Gülru Pulcu, Hisseden Kim? Yazısını kaleme aldı. Ömer Faruk Kırbaşoğlu, En Doğal Benim dedi. Mehlika Mescioğlu, Aralık’tan Bakanlar yazısını kaleme aldı. Nagehan Elif Akyağ, Sakince O Askıyı Yerine Koy ve Düşün yazsısıyla sizlerle. Genç Öncüler olarak Sümeyye Razi ve Büşra Yeşil ile Kağıt Teknesi Projesi üzerine söyleşi gerçekleştirdik. Dosya dışı yazılarımızda Osman Zinnur Aksu, Ne İfratta Ne De Tefritte Olmak yazısını kaleme aldı. Numan Karabudak, İnsansızlaşan İnsanlık Halleri denemesini kaleme aldı. Selim Cemil, Bizden Haberler sayfasını sizler için hazırladı. Genç Öncüler olarak geçtiğimiz günlerde elim bir kaza sonucu hayatını kaybeden  İHH da gönüllü olan kardeşlerimize olan duygularımızı yazıya dökerek “Onlar Rablerine İman Etmiş Yiğit Gençlerdi.” Yazısı sizlerle. Sezai Karakoç’un Köşe şiirini alıntıladık. Zeynep Şule Ayrılmak, Samandan demesiyle sizlerle. Son olarak Muhammed Midilli, Ev Çiçeğim şiiri sizlerle.
Genç Öncüler olarak her koşul ve durumda hakkı dile getirip istikamet üzere olma sorumluluğumuzu yerine getirme gayesiyle bu ayki dergimizi siz değerli okuyucularımızın idrak ve beğenine sunuyoruz. Her sözümüzün başı Allah’ın adı ile ve yine her sözümüzün sonu Allahualem olmak üzere.